TV-SİNEMA

Her: Modern Aşk Hikayesi

23 Eylül 2015
her-movie-poster

Gelişen teknoloji bizi kendine bağımlı yapar hale geldi. Hepimiz akıllı telefonlar, tabletler ve bilgisayarların etrafında dönen hayatımızda, Like’lar ve Retweet’ler için yaşar durumdayız. Hiç tanımadığımız insanların hayatına sosyal medya sayesinde dahil olup, sanal dünyamızda sosyalleşmeye başladık. Kafasını teknolojik aletlerden kaldırmayan insanlar ise gerçek dünyada yalnızlaştı. İşte tam bu noktada, yaptığı işlerle fark yaratmayı seven Spike Jonze, yine izleyenleri oldukça etkileyen bir filme imza attı. “Her” teknolojiyle beraber yalnızlaşan insanları anlatıyor.

Film; gelecek zamanda ulaşacağımız duruma dikkat çekiyor.  Thedor, bir şirkette romantik mektuplar yazarak hayatını kazanan bir adam. Bir gün bir reklam sayesinde hayatı değişiyor. Mükemmel insana yakın bir formu yakalamaya çalışan bir işletim sisteminin reklamı bu. Bilgisayar teknolojisini yapay zeka ile birleştirip Siri benzeri bir form yaratan firma, insanların hayatını kolaylaştıracağını vaad ediyor. Thedor’un da bu işletim sistemini almasıyla birlikte filmimiz başlıyor.

Her-Film

Bu filmde klasik aşk filmlerindeki gibi romantik bir karşılaşma yok. İlk karşılaşma kurulumun tamamlanmasıyla oluyor. Samantha, Thedor’un mutsuz hayatında önce ona arkadaş oluyor. Boşanma arefesinde ve duygusal boşlukta olan Thedor ise zamanla Samantha’sız yapamaz hale geliyor ve ikili arasında bir duygusal bağ kuruluyor. İlişkileri klasik aşk ilişkisi formunda ilerlese de tek sorun Samantha’nın maddesel bir formunun olmaması. Bu durum ikili için sıkıntılı durumlara yol açıyor. Samantha Thedor’a aşkı yüzünden insan formunda olabilmeyi arzularken, hayatının geri kalanını Samantha ile geçirmeye razı gelen Thedor ise bu karışıklık arasında bocalıyor.

Samantha’nın bir teknolojik form olması sebebiyle kendini uzun süre sorguladığına da şahit oluyoruz. Her yeni deneyimin ona bir şey katması, duygularının işletim sisteminin bir getirisi olup olmadığı konusunda çelişkiler yaşamasına neden oluyor. Film içinde varoluşla ilgili çok güzel göndermeler olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

Her

Joaquin Phoenix’in başrolünde oynadığı ve muhteşem bir iş çıkardığı filmde Samantha’yı ise Scarlett Johansonn seslendiriyor. Dublaj işinde harikalar yaratan Scarlett’in birçok ödüle aday gösterildiğini de söyleyelim.

Hepimiz hayatının bir döneminde derin bir yalnızlığa düşmüş,umutsuzca sevme ve sevilme ihtiyacı hissetmişizdir.İşte tam da bu duyguları anlatan, modern zaman insanının yalnızlığına bir ağıttır bu film.

Eğer siz de benim gibi Black Mirror sevdalısıysanız, bu filmi çok seveceğinizden eminim.

Dipnot: Filmin kazandığı ödüllere ise buradan bakabilirsiniz.

You Might Also Like

Yorum Yok

Cevap Yaz